Değişim Yapılan Ürün Tekrar Değişim Yapılır Mı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme
İstanbul Sokaklarında Değişimin Yansıması
İstanbul’da yaşıyorum, her gün değişimle dolu bir şehirde. Her sabah işe gitmek için evimden çıktığımda, nehir gibi akan insan kalabalığı, şehri bir şekilde birbirine bağlayan sokaklarda çeşitliliği ve değişimi de beraberinde getiriyor. Toplu taşımada, işyerinde ya da sıradan bir sokakta yürürken gördüğüm her şey bana değişimin farklı yansımalarını hatırlatıyor. Ama bir sorum var: Değişim yapılan bir ürün, gerçekten tekrar değişim yapılır mı? Bu soru, toplumdaki pek çok farklı yapıyı, kimliği ve grubun hayatını etkileyen bir konu haline geliyor. Birçok insan, bir ürünün değişiminin tek seferle sınırlı olmasının gerektiğini savunur, fakat bazen o ilk değişim, bir çözüm değil, bir başlangıç olur.
Hayatım boyunca fark ettiğim şey, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletin de benzer bir mantıkla işlediğidir. Yani toplumsal yapılar, aynı bir ürün gibi, bir defa değiştikten sonra her şeyin mükemmel olacağına inanmak, aslında büyük bir yanılgıdır. Toplumda bir grup veya kimlik, bir kez iyileştirildiğinde, tüm eşitsizliklerin bittiği anlamına gelmez. Tıpkı değişim yapılan bir ürünün tekrar değişim yapılması gerektiği gibi, toplumsal yapılar da bir kez değişmekle sona ermez. Bir değişim süreci, devamlılık ve yenilik gerektirir.
Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden: Değişim Yapılan Ürün Tekrar Değişim Yapılır Mı?
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gözlemlediğimde, bazen fark ediyorum ki, bir kadının ya da erkeğin toplumsal yaşamındaki eşitsizliklerin giderilmesi için yapılan “değişim” çoğu zaman yüzeysel kalabiliyor. İstanbul’un farklı semtlerinde, sokakta yürürken ya da bir kafede otururken kadınların, erkeklerin ya da LGBTİ+ bireylerin karşılaştığı zorluklar hâlâ devam ediyor. Kadınlar, sokakta rahatça yürüyebilmek, iş yerlerinde eşit koşullarda çalışabilmek ya da sadece kendilerini ifade edebilmek için her gün daha fazla mücadele ediyorlar. Toplumda değişim olmuş olabilir, kadınlar daha fazla yer ediniyor olabilir, ama bu ilk değişimden sonra birçok sorun hala devam ediyor. Yani değişim yapılan bir ürün tekrar değişim yapılır mı? Cevap evet, çünkü toplumun gelişmesi, bir defalık değil, sürekli bir değişim sürecidir.
Bir gün otobüste yanımda oturan kadın, uzun bir süre boyunca sadece erkeklerin konuşmalarına müdahale ettiğini söyledi. Toplumda kadının söz hakkı, hâlâ erkeklerin belirlediği sınırlar içinde şekilleniyor. Çalışan bir kadın olarak, İstanbul’da günlük yaşantımda karşılaştığım birçok zorluk, sadece tek bir adımda değişebilecek bir şey değil. Yani toplumsal cinsiyet eşitsizliği üzerine yapılan değişimler, bazen sadece başlangıçtır. Kadınların işyerinde daha fazla yer edindiği düşünülse de, kadınların hala daha fazla yük taşıması ve düşük ücretli işlerde çalışması, bu değişimin hala tamamlanmadığını gösteriyor. Değişim yapılan ürün tekrar değişim yapılır mı? Evet, çünkü kadınların eşitlik mücadelesi, bir seferlik bir başarı değil, sürekli bir çaba gerektirir.
Çeşitlilik ve Farklı Kimlikler: Değişim Yapılan Ürün Tekrar Değişim Yapılır Mı?
Toplumsal çeşitlilik, İstanbul’un her köşesinde karşımıza çıkıyor. Birçok farklı kimlik, kültür, etnik grup ve yaşam biçimi bir arada varlık gösteriyor. Her gün gördüğüm farklı insan tipleri, bu çeşitliliğin ne kadar doğal ve önemli olduğunu hatırlatıyor. Ancak bu çeşitlilik her zaman kutlanmıyor. Birçok gruptan insan, hâlâ dışlanıyor, etiketleniyor ve bazen tek bir değişim bile onlara tam anlamıyla eşit fırsatlar sunmuyor. Bir işyerinde, parkta ya da toplu taşımada gördüğüm her insan, aslında çeşitliliğin getirdiği bir değişimi taşıyor. Fakat bu değişim, bazen “yeterince” yapılmadığı için, bu kişilerin karşılaştığı zorluklar hala devam ediyor. İnsanlar, toplumsal çeşitlilik içinde kendilerine uygun bir yer bulmaya çalışıyor, ama bazı grupların yerinden edilmesi, ya da yine dışlanması söz konusu oluyor.
Birçok arkadaşım, LGBTİ+ kimliğini kabul ettirmeye çalışırken, onların karşılaştığı zorlukları gözlemlemek bana şunu düşündürüyor: Çeşitlilik adına atılan adımlar, bazen daha fazlasını gerektiriyor. Bir kez yapılan “değişim” her zaman yeterli olmuyor. Bu kimliklere sahip bireyler, bir değişimden sonra bile yeniden dışlanabiliyor, sesleri duyulmuyor. Tıpkı bir ürünün değiştikten sonra tekrar değişime uğraması gibi, toplumsal çeşitliliğe dair yapılan iyileştirmeler de, daha derin ve kapsamlı bir değişimi gerektiriyor.
Sosyal Adalet: Değişim Süreci ve Süreklilik
Sosyal adaletin tam anlamıyla sağlanabilmesi için yapılan her değişim, toplumun daha iyiye gitmesi için bir başlangıçtır. Ancak bu başlangıç, çoğu zaman eksik kalır. Toplumun her kesiminin, her bireyinin eşit haklara sahip olduğu bir dünya kurmak, tek bir adımda gerçekleşecek bir şey değildir. Her gün sokakta, işyerinde ve hatta toplu taşımada gözlemlediğim insanlar, sosyal adaletin henüz herkes için sağlanmadığını gösteriyor. Değişim yapılan bir ürün, toplumda tekrar değişim gerektirebilir. Çünkü bazı toplumsal yapılar, sabırla ve çaba ile sürekli olarak değişime uğrayarak gelişir.
Birçok insanın yaşadığı ekonomik eşitsizlikler, toplumun alt sınıflarındaki bireylerin iş güvencesi, yaşam kalitesi gibi unsurlar hâlâ ciddi şekilde ihmal ediliyor. Toplumsal adaletin sağlanması, sadece tek bir değişimin yapılmasıyla olmaz; sürekli bir mücadelenin ve değişimin sonucudur.
Sonuç: Değişim Süreci Devam Etmeli
Sonuç olarak, “Değişim yapılan ürün tekrar değişim yapılır mı?” sorusuna toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden bakıldığında, değişim sürecinin devamlı olması gerektiğini söyleyebiliriz. Çünkü toplumsal yapılar, kimlikler ve eşitsizlikler, bir seferlik değişimlerle tamamen çözülemez. Tıpkı bir ürünün bir kez değiştikten sonra tekrar değişim gerektirmesi gibi, toplumda da eşitlik, özgürlük ve adalet adına atılan her adım, her zaman daha fazla çaba ve dikkat gerektirir. Değişim, zaman alır ve her yeni adım, daha eşit bir toplum yaratma yolunda önemli bir adımdır.